Pirus Zaferi Nedir?

Orjinal adı “Pyrrhus” olan Pirus zaferi, tarihin ilk savaşlarından biridir. Anlatılanlar öyledir ki; Kral Pyrrhus’un bu savaştan galibiyet ile çıkmasından sonra sadece 15 adet adamı kalmıştır.

M.Ö. 3. yy.’da, daha Roma’nın adı bile duyulmamışken ve belki bundan dolayı Büyük İskenderin dokunmadığı İtalya yarım adasının ki o zamanlarda bir bütün olduğu, yani İtalya yarım adasının etrafında ki adacıklarında İtalya ana toprak parçasına bütün olduğu zamanlarda, bu yarım adanın kuzey ve orta kesimlerinde daha şehir devletleri halinde bulunan Roma uygarlığı, deniz ile hiç tanışmamış ve güney Akdeniz uygarlığı olan Kartaca ile de bir tane bile savaş gemisi olmadan savaşacaklardı.

Roma halkı, İtalya yarım adasının en güneyine doğru yolculuklarında, burada halen var olan Helen halkı ile karşılaşacaklardı. Bu Helen halkı Yunan kolonilerinden oluşuyor ve bu iki ulus ilk defa karşılaşıyorlardı.

Romalılar, yunan kolonileri için “Helenleşmiş” derken, Yunan halkı da Romalılar için “bar bar” yakıştırmasını yapmaktaydı. Sırası gelmişken “barbar” “barbaros” tan türeyen bir kelimedir. Yunanlar o zamanlar kendi dilleri olan “Grekçe”-yi konuşmayan toplumlara bu yakıştırmayı yapıyordu. Bir başka anlatılan hikaye ise kendilerinden farklı bir dil konuşan Romalıların dediklerini anlamadıkları ve kendilerine “bar bar bar bar” gibi, kaba şekilde konuşulduğu için de buradan türediği rivayet edilir.

Yunan kolonileri, Romalıları kendi topraklarından uzak tutmayı başaramayınca bugünkü Arnavutluk-Macaristan bölgesinde kurulu olan Kral Pirus’dan yardım istediler. İtalya yarımadasında gözü olan Pirus için bu teklif ret edilemeyecek kadar iyiydi. Pirus’da 25.000 askeri ve o dönemin en etkili silahlarından olan fillerle bölgeye geldiler ve Romalılar ile aralarında MÖ 280’de başlayan savaş ancak MÖ 275’de bitebilecektir.

İlk savaş Heraklia’da oldu. Pirus, Romalıları savaş zekası ile yendi. Yendi, yenmesine de her iki tarafta çok sayıda kayıp verdi. Pirus’u oldukça şaşırtan bir olay olmuştu. Romalılar pes etmiyorlardı. Şimdiye kadar fazla kayıp olmasın diye bir taraf genellikle pes ederdi. Ama Romalılar mağlubiyete rağmen pes etmemişlerdi. Üstelik Romalılar insan kaynağı ile hem sayıca hemen kendilerini telafi ediyorlardı hem de İtalya adasının güneyinde yer alan İtalik kavmi de Roma’lıların safında yer almışlardı.

Arada gerçekleşen ufak çatışmaların sonunda  ikinci büüyk savaş Askalum’da meydana gelmişti. Pirus elinde dönemin en güçlü silahı olan filler varken Roma ise gerilla taktiği uygulamaktaydı. Romalılar bu sefer Pirus’un en güçlü kozunu hedef almışlardı, filleri..

Fillere saldıran Romalılar amaçlarına ulaşmış, filleri telaşlandırarak etrafta ki düşmanlarının ezilmesini sağlamışlardır. Pirus buna rağmen Romalıları püskürtmeyi başarmıştır yalnız çok ağır bir darbe almıştır. Ve Kral Pirus şimdilerde bir deyim olan o sözü söylemiştir.

“Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme”

“Yenilmeye mahkum galibiyetler” için kullanılan bu söz tarih sayfalarına bir not olarak düşmüştür.

Bu savaşlar sonunda Pirus, kendisi bile hayal edemeyeceği kadar güçsüz kalınca Roma’lılara barış teklif eder. Yalnız Romalılar sadece yarım adadan çekilmesi halinde kabul edeceklerini bildirirler. Bunun üzerine Kartaca’lılar ile iş birliği teklif eden Pirus onlardan da ret cevabını alınca mecburen çekilmek zorunda kalmıştır.

Pirus en sonunda da MÖ 272’de, yani savaştan sadece 3 yıl sonra bir sokak kavgasında kadının kafasına attığı taş ile öldü.

Bir Cevap Yazın